Özsaya İnşaat’ın sahibi Kayserili işadamı Süleyman Çetinsaya’nın 1977′de ağabeyi Nuh Çetinsaya ile başlayan inşaatçılığı 1982′den itibaren tek başına sürüyor. 2004 yılına kadar çok sayıda otel, alışveriş merkezi ve İstanbul’un en değerli semtlerinde yap sat konut projelerine imza atan Çetinsaya, 2004′ten itibaren TOKİ ile iş ortağı oldu ve Türkiye’nin en büyük projelerine imza atan bir inşaat öj organizasyonu kurmayı başardı. Şu anda şantiyelerinde 3 binden fazla çalışanı olan Çetinsaya, Avrupa Konutları Atakent 1 ve Avrupa Konutları Tem’de 4 bin 500 konutun yapımını tamamladı ve bunların 3 bin 500′ünü 2006-2009 döneminde sattı. Çetinsaya’nın 2010 yılına kadar yapımını tamamlayacağı toplam konut sayısı 5 bin 608. Bunlardan bin 108 konutluk Atakent 2 Projesi 2010 Eylül’ünde teslim edilecek. 1400 konutluk Atakent 1,2006 Eylülünde teslim edildi. 3 bin 100 konutluk TEM projesi ise bu eylülde teslim ediliyor. Çetinsaya, tüm projelerinden 1 milyar 380 milyon liralık hasılat hedefledi.
TİCARETİ BABADAN ÖĞRENDİ
Süleyman Çetinsaya, 1954 Kayseri doğumlu olduğunu söylüyor ve şöyle konuşuyor: “1963′te ailece İstanbul’a geldik, yerleştik. Babamız deri kösele işi yapardı ve mağazalarımız vardı. Biz de babamızın mağazasında ticareti öğrendik. 1971′de Nuh ağabeyim Yıldız İnşaat Fakültesi’ni bitirdi ve ağabeyimle birlikte 1977 yılından itibaren çalışmaya başladım. Beraber inşaat işleri yapıyorduk. 1982′ye kadar ağabeyimle birlikte iş merkezi ve konut inşaatları yaptık. Genellikle kendi arsalarımızda inşaat yapıp satıyorduk. Ayrıca yap sat işleri de yapıyorduk. 1982′de ayrıldık ve benim kendi başıma ilk inşaat işim Azak Sineması’nın yeri oldu. O projede Beyazıt’ta 135 mağaza yaptım. 1983′te de Azak’ın yazlık sinemasının yerini de aldım ve oraya bugün hâlâ bizim olan President Otel’i yaptım. Ayrıca Kadıköy, Yeşilköy gibi semtlerde konutlar yaptık.
1993′te Bayraktar ve Mermerler ile ortak Carrousel Alışveriş Merkezi’ni yaptığını belirten Süleyman Çetinsaya, 1993′ten 2004′e kadar da çok sayıda projeye imza attığını, 7 otel inşa ettiğini söylüyor ve bunların 5′ini sattığını anlatıyor. Çetinsaya, “2004′e kadar böyle devam ettim. 2004′te ise TOKİ’yle başka bir ölçeğe geçtik” diyor. Çetinsaya şöyle devam ediyor: “Bizim ilk büyük konut işlerimiz TOKİ ile başladı. Atakent’i, bin 400 konutluk bir işti ve 2004′te aldık. İnşaatın başlamasıyla teslim tarihimiz 2006 eylülü arasında sadece 18 ay geçti ve çok başardı olduk. Ben halen bu projede ‘site başkanı’yım.”
Vatandaş iyi projeyi her dönemde alıyor
Avrupa Konutları Atakent 1 Projesi’nden sonra yine TOKİ ile hasılat paylaşımı modeliyle Avrupa Konutları TEM Projesİ’ne girişlerini de şöyle anlatıyor: “İlk projemiz Avrupa Konutları’nı marka yapmıştı. O yüzden de TEM Projesi’ne cesaretle girdik. Çünkü vatandaşın iyi projeyi her ortamda aldığını biliyoruz. Bu projeye başladığımızda 860 daireyi 15 günde sattık ki konut piyasası çok durgundu. Avrupa Konutları TEM, 3 bin 100 konutluk bir projeydi ve biz buna 2007 Kasım ayında başladık. 2009 Eylül’ünde de teslim etmeyi planlıyoruz. Geçici kabulleri geldi, temizlikler yapılıyor. Teslimatlara hazırlanıyoruz. Malum geçici kabul olmadan, iskan olmuyor. Şimdi vatandaş niye her ortamda alıyor? sorusunun cevabı da şurada gizli; TEM’de 2 yıl önce 211 bin liraya sattığımız daire, şu anda 419 bin lira.”
TOKİ’nin müteahhidi konusu yanlış anlaşılıyor
Süleyman Çetinsaya, 2002 seçimlerinden sonra, TOKİ’nin, Erdoğan Bayraktar’ın yönetimiyle çok farklı bir yapıya büründüğünü belirtiyor ve ‘Çünkü bulunan formül çok başarılı oldu. Hasılat paylaşımı modeli inanılmaz bir ivme getirdi. TOKİ, hasılat paylaşımı ile kendine gelir yaratıyor. O geliri de dar gelirli için konut yaptırmakta kullanıyor. Burada kamuoyu genellikle birkonuyu yanlış algılıyor. Bizim gibi hasılat paylaşımı pro[esi yapan müteahitleri de TOKİ müteahhidi olarak görüyorlar. Biz TOKİ’ye iş yapmıyoruz; TOKİ ile ortak iş yapıyoruz. TOKİ’nin bir inşaatını yapmak ile onunla hasılat paylaşımı proje yapmak çok farklıdır. Bu hasılat paylaşımı işi aslında bizim geleneksel ‘yap sat modelininin çok büyük ölçekli halidir.”
İnşaat herkesin yapacağı iş değil
İnşaat sektörünün yükseliş dönemlerinde yaşanan hormonlu sektörel büyümeyi de eleştiren Süleyman Çetinsaya bu konudaki görüşlerini de şöyle açıklıyor: “‘İnşaat işi artık öyle herkesin yapabileceği bir iş değil. Bir sanayici inşaatçılık yapamaz. Ben de sanayicilik yapamam. Herkes işini yapmaya bakmalı, mesleğinde zirveye ulaşmaya çalışmalı. Yoksa sonu hüsran olabiliyor ki bu hüsranları ne yazık ki son aylarda yine görüyoruz. Bana göre inşaat işinin üç önemli ayağı var. Birincisi imarplanı ikincisi şantiye ekibi ve üçüncüsü de finansman gücü. Bu üç ayak beraber olmazsa iş devrilir. Sadece para olsa da yetmez.”











