Etiket Arşivi | "Konutlarda Kullanılabilir Enerji Türleri"

Etiketler: , , , , , , , ,

Konutlarda Kullanılabilir Enerji Türleri

11 Temmuz 2009

GÜNEŞ ENERJİSİ

gunes-enerjisiGüneş enerjisi binalarda, ısınmak ve aydınlanmak için doğrudan kullanılmakladır. Diğer taraftan, elektrik üretmek, suyu ısıtmak veya soğutmak için ise güneş enerjisi endirekt olarak kullanılmaktadır. Diğer enerji kaynakları belli bir süre sonra bilmelerinin beklenmesine karşı, yenilenebilir enerji kaynaklarının tükenmeleri söz konusu olamaz. Yenilenebilir enerji için yapılan yatırımlar yerel malzeme ve insan gücüyle gerçekleştirilir. Yapılan yatırımlar, yapıldığı bölgelerde kalır. Bu teknolojide dünyamıza ulaşan enerji, güneşin çekirdeğinde yeralan ve füzyon süreciyle açığa çıkan ışınlarından elde edilin Güneş enerjisinden, ışık veya ışık enerjisi olarak direkt yararlanıldığı gibi, başka yerlerde kullanılmak amacıyla elektrik elde edilmesiyle kullanılır. Sıcak su elde etmek için genelde, termal

gunes-enerjisi-2

güneş paneli kullanılmaktadır.

Diğer taraftan güneş ışınlanın toplayarak elektrik elde eden “güneş enerjisantralları” kullanılmaktadır. Güneş pilleri denilen, Fotovoltaik piller vardır. Bu sistemde 12 voltluk aküler 9 ampere kadar direkt olarak güneş ışığı vasıtasıyla dodurulmaktadır. Zamanımızda, evlerde elektrik şebekesi ile birlikte çalışan sistemler kullanılmaktadır Mimaride yapılan tasarımlarla, güneş

enerjisinden en fazla yararlanılacak projeler geliştirilmiştir. Doğal ısıtma ve soğutma sistemleri kullanarak binaların gereksiz ve aşın ticari enerji tüketimlerini önler. Çevre değerlerini korur. Çevreye verilen zararları en aza indirir. Doğal ve sağlığa zararsız malzemeler kullanır. Ekonomiktir. Dışa bağımlı değildir

RÜZGAR ENERJİSİ

ruzgar-turbini

Yenilenebilir enerji kaynağı olarak, verimlilik açısından hidroelektrik enerjisinden sonra ikinci sıradadır. Rüzgar enerjisi en yaygın olarak Avrupa’da kullanılmaktadır. Rüzgar türbinleri genellikle iki ya da üç kanatlı olarak yapılmaktadır. Kirlilik yaratmadığı gibi monte edilmesi de kolaydır. Birçok ülkede yüzyıllardır yel değirmenlerinde ve yelkenli gemilerde rüzgar enerjisi kullanılmaktaydı. Daha sonra bazı çiftliklerde rüzgar türbünleri geliştirilerek, çiftliklerin daha sonra da kasabaların elektrik ihtiyaçları karşılanmaya başlamış. Rüzgar enerji santralleri, çevreyi kirletmez ve sera gazı üretmezler. Teknoloji geliştikçe, rüzgardan üretilen enerjini maliyeti de büyük ölçüde düşmüştür. Rüzgar enerjisi halen, dünyada en hızlı büyüyen enerji sektörlerinden biridir.

HİDROELEKTRİK ENERJİ

hidroelektrik-enerjiAkarsular üzerine kurulan barajlardan elektrik üretimi sağlanıyor. Bu barajlar aynı zamanda sulama amaçlı da kullanılmaktadır. Elektrik üreten santrallerin çalışmasında, barajlarda biriken suyun kullanılmasıyla oluşan enerjiye hidroelektrik enerji denir. Hidroelektrik enerji, yenilenebilir enerji kaynaklarının başında gelmektedir. Bilindiği gibi barajlarda toplanan suyu, nehirlere karışan yağmur suyu ya da eriyen karlar sağlamakladır. Baraj suları, türbinleri döndürür ve türbinlere bağlı olan jeneratörlerle elektrik üretir. Bu enerji türü hiçbir zaman çevre kirliliğine neden olmaz. Ancak yakın doğal ortam ya da çevrede yaşayanlar üzerinde bazı olumsuz etkileri tartışılabilir.

DALGA ENERJİSİ

dalga-enerjisiBildiğimiz gibi, dünyanın yüzde 70’i sularla kaplıdır. Bu oran bize suyun doğal gücünün büyüklüğü ve bu büyüklükten yararlanarak enerji elde etmek konusunda umut vermektedir Suyun bu erişilmez gücünden yararlanarak “dalga enerjisi” elde edilebilir. Bu muazzam gücün bir kısmı bile kullanılabilince, dünyanın elektrik ihtiyacının büyük bir kısmı karşılanabilir. Günümüz teknolojisi ile, dünyanın elektrik ihtiyacının yüzde 10’u dalga enerjisinden karşılanabilir. Halbuki edindiğimiz bilgiye göre, okyanuslarda bulunan dalga enerjisinin yüzde 2’si bütün dünyanın elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasitededir. Denizlerde meydana gelen dalga, güneşin dünyayı ısıtmasıyla onaya çıkan rüzgarlar tarafından başlatılır. Bu rüzgarlar, denizlerde güçlü dalgaların oluşmasına neden olur. Rüzgarın hızı ve süresi dalganın gücünü belirleyen faktörlerdir. Dalga enerjisi, suya yerleştirilen jeneratörler yardımıyla elektrik enerjisine dönüştürülür. Ülkemiz için üzerinde durulabilecek bir enerji grubudur. Marmara denizi hariç, açık deniz kıyılanınızın uzunluğu 8210 km kadardır. Buradan yıllık olarak 18.5 TWh/yıl düzeyinde bir enerji elde edilmesi mümkün olabilir.

JEOTERMAL ENERJİ

Yer altı suları, yeraltında magmadaki sıcaklık vasıtasıyla ısınarak yeryüzüne çıkar. Jeotermal enerji, yer altındaki sıcak sulardan ya da su buharından elde edilir. Jeotermal su buharı gücüyle de elektrik üretilir. Türkiye genç kıvrım dağları kuşağında bulunmaktadır. Bu nedenle, fay hatları ve fay kaynakları oldukça yaygındır. Özellikle Ege Bölgesindeki Germencik (Aydın), Balçova (İzmir), Sandıklı (Afyon) ve Sarayköy (Denizli) civarında sıcak su kaynakları bulunmaktadır. Şu anda; Denizli, İzmir, ve Kütahya’da jeotermal enerji ısınma ve elektrik üretiminde kullanılmaktadır.

BİOKÜTLE ENERJİ

Bitkiler güneş enerjisini fotosentez yolu ile kimyasal enerjiye dönüştürerek depolar. Bunun sonucu olarak biyokütle meydana gelir. Enerji üretiminde kullanılabilecek biyokütle kaynaklarını; bitkisel kaynaklar, hayvansal atıklar şehir ve endüstri atıkları şeklinde sınıflandırabiliriz. Endüstriyel anlamda biyokütle, yaşayan ya da yakın zamanda yaşamış biyolojik maddelerden yakıt elde edilmesi ya da diğer endüstriyel amaçlarla kullanılması ile ilgilidir. Yaygın olarak, biyoyakıt elde etmek amacı ile yetiştirilen bitkiler ile lif, ısı ve kimyasal elde etmek üzere kullanılan hayvansal ve bitkisel ürünleri ifade eder. Biyokütleler, bir yakıt olarak yakılabilen organik atıkları da içerir. Buna beraber, atmosferik etkilerle değişikliğe uğramış, kömür, petrol ve doğalgaz gibi organik maddeleri içermiyor. Biyokütle elde etmek üzere, şekerkamışı, şekerpancarı, mısır, dallı darı, arpa, keten tohumu, ayçiçeği, kolza, soya fasulyesi gibi pek çok değişik bitki yetiştirilebilir. Petrol bağımlılığını azaltma ve küresel ısınma ile mücadelede yenilenebilir yakıtların artan önemi nedeniyle biyokütle üretimi büyüyen bir endüstri haline gelmiştir.

Biyoyakıtların içerisindeki karbon, bitkilerin havadaki karbondioksiti parçalaması sonucu elde edildiği için, biyoyakıtların yakılması, atmosferdeki karbondioksit artışına neden olmaz. Bu nedenle, pek çok insan, atmosferdeki

karbondioksit miktarının artışına engel olabilmek için, fosil yakıtlar yerine biyoyakıtlann kullanılması gerektiği görüşünü savunmaktadırlar. Biyoyakıtlar enerji dışında; yapı malzesi, geri dönüşümlü kâğıt ve plastik üretiminde de kullanılırlar. Biyokütle üretmek amacıyla; enerji ormanları, yağlı tohum bitkileri ve elyaflı bitkiler de yetiştirilmektedir. Biyokütleden; biyogaz, biyoetanol ve biyomotorin gibi yakıtlar elde edilmektedir. Biyokütle enerjisi, bitki ve hayvan atıklarından yararlanılarak elde edilmekledir. Bunları; çiftlik hayvanlarını dışkıları, ekin atıkları, kuru ağaçlar, odun parçalan ve hayvan atıktandır. Bİyokülleler, güç santralinin çukurunda yakılır. Bu yanma sonucunda ortaya çıkan gazlar, çeşitli işlemlerden sonra elektrik enerjisinde kullanılır. Başka bir yöntemde ise, biyokütleler tanklarda çürümeye bırakılarak zamanla metan gazı çıkması sağlanır.

NÜKLEER ENERJİ

Uranyum ve toryum gibi radyoaktif maddelerin parçalanmasıyla nükleer enerji elde edilir. Aydın, Uşak, Manisa Çanakkale ve Yozgat çevrelerinde uranyum, Eskişehir çevresinde ise toryum yataktarı bulunmaktadır. Fakat, şu anda, ülkemizde radyoaktif maddelerden nükleer enerji üretilmemektedir.

HİDROJEN ENERJİSİ

Hidrojen’in yapısında karbon bulunmadığı için, fosil yakıtların neden olduğu olumsuz çevresel sorunlar meydana gelmez. Çok çeşitli kullanım alanlanna cevap verebilecek durumdadır. Gaz ve sıvı halde bulunduğu için uzun mesafelere ulaştırılabilir ve iletim kayıpları da meydana gelmemektedir. Ticari amaçlı olarak kullanılması, 2010 yılından itibaren düşünülmektedir. İlk aşamada maliyeti fazla beklenmekle beraber, daha sonraki yıllarda bu maliyetin çok daha aşağılara çekilebileceği düşünülmektedir.

(1)Yorum

 

Yarışma